Ask me anything

Submit

Bir tatlı huzur almaya geldik, kalmamış lan?

The Last Waltz - Old Boy (Mitenka tarafından)

1 hafta önce
1 yorum

Anonim sordu: are you planning to go see 'the beatles: the lost concert' film?

yes.

1 hafta önce
0 yorum

ocmaha:

“Fısıldamalısın,” dedi.
“Kadınların sana yaklaşmasını istiyorsan onlarla fısıldayarak konuş.”

“Neden?” dedim.

“Çünkü kadınlar her şeyi duymak isterler.”

1 ay önce
38 yorum

Weightless by Erika Janunger (dp2gusho tarafından)

1 ay önce
0 yorum
ocmaha:

Torbacı Suat: Niye böyle oldu be abi? Ben çok sevmiştim be abi… O kadar mektup gönderdim, insan bi’ cevap yazar… Benim günahım ne be abi?
Hacı: Bak koçum, belli olmuyor ama benim bir tek kulağımın arkası kaldı. Artık acı çekmekten ve acı çektirmekten zevk almamayı öğrendim. Sevgililer, bizim olanlar ya da olmayanlar hepsi iz bırakır! Bu izler şimdi seninki gibi çok derinini çiziyor, hepsi kalır! Ama inan, yeni izler de olacak. Yaşlıları düşün! Sanki herşeyi bilirlermiş gibidirler, ama öyle değil. Ne kadar acı çekersen çek şunu hiç unutma çizilicek bi yer hep vardır ve çizecek bi yer. Ressam olur insanlar başkalarının kalbini kazıya kazıya, ya da resim olurlar senin gibi kazına kazına…

ocmaha:

Torbacı Suat: Niye böyle oldu be abi? Ben çok sevmiştim be abi… O kadar mektup gönderdim, insan bi’ cevap yazar… Benim günahım ne be abi?

Hacı: Bak koçum, belli olmuyor ama benim bir tek kulağımın arkası kaldı. Artık acı çekmekten ve acı çektirmekten zevk almamayı öğrendim. Sevgililer, bizim olanlar ya da olmayanlar hepsi iz bırakır! Bu izler şimdi seninki gibi çok derinini çiziyor, hepsi kalır! Ama inan, yeni izler de olacak. Yaşlıları düşün! Sanki herşeyi bilirlermiş gibidirler, ama öyle değil. Ne kadar acı çekersen çek şunu hiç unutma çizilicek bi yer hep vardır ve çizecek bi yer. Ressam olur insanlar başkalarının kalbini kazıya kazıya, ya da resim olurlar senin gibi kazına kazına…

1 ay önce
27 yorum
pansiyonmanzumeleri:

tanrı aşkı yarattığında çoğu insana yaramadı tanrı köpekleri yarattığında köpeklere yaramadı tanrı bitkileri yarattığında eh işte idare ederdi tanrı nefreti yarattığında standart bir hizmete kavuştuk tanrı beni yarattığında beni yaratmış oldu tanrı maymunu yarattığında uyuyordu zürafayı yarattığında sarhoştu uyuşturucuları yarattığında kafası kıyaktı ve intiharı yarattığında bunalımdaydı senin yatakta uzanmış halini yarattığında ne yaptığını biliyordu sarhoştu ve kafası kıyaktı ve sonra dağları ve denizi ve ateşi aynı anda yarattı bazı hataları oldu ama senin yatakta uzanmış halini yarattığında tüm kutsal evren’in üzerine boşaldı.

pansiyonmanzumeleri:

tanrı aşkı yarattığında çoğu insana yaramadı 
tanrı köpekleri yarattığında köpeklere yaramadı 
tanrı bitkileri yarattığında eh işte idare ederdi 
tanrı nefreti yarattığında standart bir hizmete kavuştuk 
tanrı beni yarattığında beni yaratmış oldu 
tanrı maymunu yarattığında uyuyordu 
zürafayı yarattığında sarhoştu 
uyuşturucuları yarattığında kafası kıyaktı 
ve intiharı yarattığında bunalımdaydı 

senin yatakta uzanmış halini yarattığında 
ne yaptığını biliyordu 
sarhoştu ve kafası kıyaktı 
ve sonra dağları ve denizi ve ateşi 
aynı anda yarattı 

bazı hataları oldu 
ama senin yatakta uzanmış halini yarattığında 
tüm kutsal evren’in üzerine boşaldı.

(Kaynak: kibritevi)

1 ay önce
25 yorum
caelums:

Blue Falling (by ryan mcginley) 

caelums:

Blue Falling (by ryan mcginley

(owlghosts gönderdi)

1 ay önce
79 yorum

geçenler de kapına kadar geldim,

aradım açmadın.

açsan ne derdim bilmiyorum.

belki sesi duymak istedim.

belki de in bi konuşalım derdim.

derdim neydi bilmiyorum.

ama bazı bazı geliyorsun aklıma.

bazı bazı hiç gitmiyorsun aklımdan.

bilmiyorum ki ne istiyorsun aklımdan?

sanırım yine gece oldu ya,

hüzünlenme vakti geldi.

yine ondan geldin herhalde aklıma.

yoksa bazen çıkıyorsun aklımdan.

yalan yok.

bazense çıkartamadığıma yanıyorum seni aklımdan.

bi de seni söndürmek için yaktığım ateşlere..

sen sön diye ne çok ateş yandı ardından.

ne çok adın kaçtı ağzımdan,

yine senin ardından.

ve ne çok gece seni anlattım kimbilir.

kim ne derse desin,

ben ne anlatırsam anlatıyım gözümü her kapattığımda,

aklıma tüm gözlere yakın seni ilk öpüşüm gelir.

gözünden,

burnundan,

dudağından..

hangisinden ne kadar öptüysem,

her gece yine bir o kadar öpesim gelir seni.

bi çok şey eskimişken niye bu kadar taze hala kokun?

niye hala burnumun ucunda?

burun demişken,

kaç defa burnuna değdi bi dudak?

benden sonra yani?

biliyor musun senden sonra kimse öpmedi kirpiklerimden.

kimse oturup uzun uzun sevmedi sen gibi kirpiklerimi.

zaten bende bakamadım ki sana baktığım gibi.

dokunduramadım ki senin dokunduğun gibi.

bazen anlatmayı istiyorum seni uzunca,

nefes almaksızın en baş’a dönüp sürekli anlatmak.

sonra susmak geliyor içimden,

delice susmak.

sonra susuyorum..

ama hiç seni içime çekmemişim gibi,

hiç yudumlamamışım gibi susuyorum.

sonra gözlerimi açıyorum beşiktaş sahil de bir bankta buluyorum kendimi.

elimde bir bira,

oturup bir kenara seni anlatıyorum kendime.

kendi kendime seni tekrar tekrar anlatıyorum.

bazen hiç bitmiyorsun.

bazense bi yudum da susuzluğumu alıp gidiyorsun.

ve ben hala ne zaman içsem,

camının altında buluyorum kendimi.

öylece odanın ışığına bakarken.

sanırım sende değişmeyen tek şey

halen daha uyuyamıyorsun sabahlara kadar.

ben camının altından senin tavanına bakarken,

biliyorum ki dibinde bilgisayarın,

hafif bir müzik fonda,

elinde bomonti biran,

öylece tavana bakıyorsun sende.

ufacık odanda duvara bakan pencerenden,

belki de sadece bilgisayarın ısındığında çıkıp bakıyorsun.

ve ben bazen ısınsa da kapansa bilgisayarın.

kapansa da o kısacık saçlarınla çıksan cama

ve görsem seni diye camının altından tavanını izliyorum.

o tüllerin arasından gözüken bembeyaz tavanını.

sonra sigaradan yanan parmak uclarımın acısıyla

hatırlıyorum kalbimi.

ne kadar yandığını.

ne kadar acıdığını.

acıttığımı.

acıttığını.

acıyı.

sonra kendime gelip biraz,

kalkıyorum oturduğum yerden.

denize inen yoldan beşiktaş’a inip bi bira alıyorum,

yine seni anlatmaya başlıyorum kendime.

konuşuyorum kendi kendime.

bazen sen kadar ufacık sürüyor.

bazense yol bitiyor.

dem sar dönüyor.

başım dönüyor.

miğdem bulanıyor.

hatta kusuyorum bile bazen.

her kustuğum da sanıyorum ki,

sen de çıkıp gideceksin içimden.

ama sonra bi bakıyorum kendi kusmuğum da yine 

senden bahsediyorum kendime.

kendi kendime.

(The Last Walts - Old Boy)

1 hafta önce
1 yorum
[Flash 9 is required to listen to audio.]
1.098 oynatma

Bin kere daha yanarım sana canım gördüğüme sevindim 

(Kaynak: ocmaha)

1 ay önce
42 yorum
hadi iç de çay koyayım.: Eskisi kadar özlemiyorum seni,Ve ağlamıyorum olduk olmadık...

ocmaha:

Eskisi kadar özlemiyorum seni,
Ve ağlamıyorum olduk olmadık zamanlarda
Adının geçtiği cümlelerde, gözlerim dolmuyor
Yokluğunun takvimini tutmuyorum artık
Biraz yorgunum
Biraz kırgın
Biraz da kirletti sensizlik beni!
Nasıl iyi olunur henüz öğrenemedim ama
“İyiyimler” yamaladım dilime.
Tedirginim…

1 ay önce
70 yorum
-elma yiyelim mi?
+akıllanmadın mı?
1 ay önce
2 yorum
[Flash 9 is required to listen to audio.]
0 oynatma

Seviştik.
Evet bu bir günah.
Bilirsin, Tanrı her şeyi görür.
Sanırım orada durup saatlerce bizi izledi.
Ama şuna eminim ki, ikimizden biri olmayı her şeyden çok isterdi.

(Kaynak: yasinberber, sinestezya gönderdi)

1 ay önce
91 yorum